Yazı İçeriği

TÜP BEBEK Ve AŞILAMA

Bebek sahibi olmak isteyip olamayan  çiftlerin imdadına aşılama ve tüp bebek tedavileri yetişiyor. Öyle ki, bilimsel ve teknolojik gelişmeler, özellikle tüp bebek yöntemiyle gebe kalma oranlarını son yıllarda anlamlı bir şekilde yükseltmiş durumdadır.

Evli çiftlerin yaklaşık 5/1i istedikleri zaman çocuk sahibi olmakta sorun yaşıyor. Özellikle kadınlarda evliliğin daha geç yaşlarda yapılması ve artmış tütün kullanımı, üreme kapasitesinde ciddi bir azalmaya yol açıyor. İstatistikler erkeklerde sperm üretiminin de son 50 yılda ciddi bir düşüş yaşadığını gösteriyor. Tütün kullanımının yanında hormonlu ve toksinli gıdalar ile muhtelif çevresel faktörler de sperm sayısındaki bu azalmanın önemli sebepleri arasındadır.

Bilindiği üzere, infertilite (Kısırlık) kliniklerine başvuran çiftlerde gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra en uygun tedavi yönteminin seçilmesine özen gösteriliyor. Bazen erkek ve kadında farklı ilaçlarla yapılan medikal tedaviler tek başına yeterli olabilirken, bazen de aşılama (intrauterin inseminasyon) ve tüp bebek (IVF) gibi yöntemler kullanılıyor. İnfertil çiftte uygulanacak yöntem seçiminde tedavi şemaları, tedavi yöntemi ile ilaç maliyeti gibi unsurların göz önünde bulundurulması önemli.
Önceden daha yaygın kullanılan aşılama yöntemi için rahim filminde en az bir tüpün açık olduğunun görülmesi gerekiyor. Ayrıca sperm sayısı için de minimum bir değer var. Bu değer çoğu yerde yıkama işlemi sonrası 5 milyon hareketli sperm olarak kabul ediliyor. Yumurta geliştirici ilaç olarak ağızdan hap da kullanılabileceği gibi gonadotropin adlı ve tüp bebek yönteminde de kullanılan iğnelerle yapılan aşılama tedavisinde başarı şansı daha yüksek. Aşılama yönteminde istatistiksel olarak başarı şansı yüzde 10-15 arasında seyrediyor.

AŞILAMA YÖNTEMİNİN GEREKLİ OLDUĞU DURUMLAR

Sperm değerlerinde hafif düşüklüklerde (Hafif erkek faktörü)
Hafif endometriosis (Halk arasında çikolata kisti hastalığı) olduğunda
Rahim ağzı (Cervix) problemlerinde
Açıklanamayan infertilite  varlığında (Hem erkek hem de kadında bir problem bulunamaması)

TÜP BEBEK NE ZAMAN ÖNERİLİYOR?

Açıklanamayan infertilitede son yıllara kadar aşılama yöntemi yaygın olarak kullanılmış ve tüp bebek yöntemine geçmeden önce bazı klinikler 3-6 kez bu yöntemi denemişlerdir. Son yıllarda yapılan istatistiksel çalışmalarda ise aslında aşılamanın toplam gebelik oranına fazla katkısı olmadığı gösterilmiştir. Örneğin, infertil çiftlerin bir kısmına 2 yıllık sürede 3-4 kez aşılama yapılsa ve bir kısmına da bu sürede düzenli ilişki önerilse, 2 yıllık sürenin sonunda gebelik oranları yaklaşık olarak aynıdır. Günümüz üreme tıbbında sadece hafif erkek faktöründe çiftlere aşılama önerildiğini belirtelim.

Çiftlere düzenli ilişki mi yoksa tüp bebek mi önerilmesi hususunda 4 kritere göre karar veriliyor: Kadının yaşı, evlilik süresi, çifterin çocuk arzusu ve kadının yumurtalık rezervi. Kadın genç ve kısa süreli evli ise beklenebilir. Yumurta rezervi azalmış ve özellikle 35 yaşın üzerindeki kadınlara aşılamanın önerilmesi uygun değildir. Bu çiftler için tüp bebek uygun tedavidir. Toplamda 3-4 aşılama ile 1 tüp tedavisinin maliyeti yaklaşık olarak aynıdır. İngiltere’de 1978 yılında tüp bebek yöntemi ile ilk sağlıklı bebek elde edildikten sonra, teknoloji ve bilgi konusunda büyük ilerlemelerin kaydedildiği bir zamandayız. Buna bağlı olarak gebelik oranlarında anlamlı artışlar söz konusu.

YAŞ ARTTIKÇA GEBELİK ŞANSI AZALIYOR

Günümüzde tüp bebekte yaygın olarak mikroenjeksiyon yöntemi kullanılıyor. Tüp bebekte en yüksek başarı oranı, kadının 20’li yaşlarında olup ortalama % 60’dır. Tedavide gebelik şansı yaş arttıkça azalırken 40 yaşından sonra bu oran %20’nin altına düşmekte. Bu azalmanın en büyük nedeni ise yumurta (oosit) yaşlanmasıdır. Kadının yumurtaları anne karnında oluşur ve yaşla birlikte azalır. 32 yaşına gelmiş bir kadının ergenlik dönemine kıyasla yumurtalarının sadece %12’si kalmıştır. Tütün kullanan, Hashimoto tiroit hastalığı ve ailesinde erken menopoz öyküsü olan kadınlarda bu oran daha da düşüktür. Yumurta sayısındaki azalmaya ek olarak yaşla birlikte yumurta kalitesi de bozulur. Gebelik oluşsa bile düşük  riski artar. Bu nedenle infertil çifte tüp bebek tedavisine karar verildiğinde gereksiz zaman kaybetmemek büyük önem taşımaktadır.
İstatistiklere baktığımızda, son yıllarda tüp bebeğin en sık erkek faktörü ve azalmış yumurta rezervi nedenleriyle yapıldığını görüyoruz. Ancak şu unutulmamalıdır ki; tedavi öncesi her hasta, geçmişteki tedavi ayrıntıları da dahil olmak üzere bütünüyle değerlendirilmeli ve o hastaya uygun tedavi protokolü ile ilaç dozu seçilmelidir.


TÜP BEBEK TEDAVİSİ HANGİ DURUMLARDA GEREKLİ?

İleri derecede endometriosis veya batında yaygın yapışıklık
Kadının her iki tüpünde tıkanıklık olması veya tüplerde ciddi hasar
Sperm değerlerinde ciddi düşüklük (erkek faktörü)
Daha önce 2-3 başarısız aşılama öyküsü
Kadının yumurta rezervinde ciddi azalma
Erkeklerde her yıl dünya üzerinde sperm sayısı yaklaşık %2.5 azalırken, son 50 yılda bu kayıp yaklaşık % 50’lere gelmiştir.